Nedensizce öfkeliyim. Nedenini yahut nasıl geçeceğini bilmiyorum. Ona buna aptal diyorum ancak kendi zekamı ispat edecek hiçbir girişimde de bulunmuyorum. Boşa geçiyor hissi sarıyor sürekli beynimi. Sair zamanda da mükemmel olduğumu iddia ederek sahte kahkahalar atıyorum ona, buna. Herkesten nefret etsem de herkes için yaşıyor, bir başkası için giyiniyor ve yine başkaları için güzel kokular sürünüyorum. Şüphesiz toplumda bir değerim var. Ama gözlerimin önünde bu değerin eridiği de aşikar. Yükseltmek için rasyonel bir şey yapmadığım gibi günü kurtaracak yalanlar söylüyorum. Bu yalanlar güncel çevrem için tatmin edici olsa da esasında karakterimin temelini çürütüyor. Sil baştan bir karakter yaratmak için fazla yaşlıyım. Ama mevcudu muhafaza konusunda da pek bir başarısızım. "En büyük dostum benim; en büyük dostum, benim". Ta 13-14 yaşlarımda kurduğum bu cümleyle iftihar ederdim eskiden. Şimdi ise bir zamanlar aşık olduğum bu yalnızlıktan tiksiniyorum. Ömrümün sonuna kadar bir kantin masasında yazılar yazmak istemiyorum bir başıma. Bu halimi biraz fark edip kıçı kırık motivasyon konuşması yapanları ise öldürmek istiyorum. Bilmiyorum. Yoruldum.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder