Kirpiklerim ağrıyor sinsice. Sinsice çünkü çaresiz benliğimin farkındalığına varmasını istemiyor kalbim, beynimin. Ağlamaktan demeyi çok isterdim biliyor musun? Hayır, ağlayamamaktan. Şerefe kalkan bardakların tıngırtısından; acısı Tanrı' ya çıkmış bir annenin feryadına kadar uğulduyor beynim çünkü. Çoktandır kendimi teslim edişim, gözlerimi kapayıp uykuyu bekleyişim, pes edişim! Ki "pes etmek adamlıktan değildir" diye; mahalle ortasında elinde tesbih belinde emanet racon kesen abiler kadar netti benim serzenişim evvelinde. Ama olmuyor. Biliyor musun? Ölemiyorum! Sinsice bekliyor ölüm ve çıkmıyor karşıma meydan okurcasına. Ve biliyor musun? İşte tam da bu yüzden ağlayamıyorum. "Ölemeyen" neden ağlasın ki canım! İnsanlardan çok korkuyorum Siyah. Her bireri sanki tanrının bana bir oyunuymuş gibi beni öldürmek istiyor inan bana. Hepsini teker teker öldürürsem kazanacağım biliyorum. Ağlamamam lazım. Ölmemem lazım.
Kalemim defterimin üzerinde akarken bir anda durduğunda, kirpiklerim artık son demini kaybedip bıraktığında acısını acımasızca, tek bir damla düştüğünde buğulu sözlerime. Ve ruhumun ipleri kopup süzüldüğunde bir tül gibi bedenimden. Teslim edeceğim kendimi sana zorla. Ki ben Siyah biliyorsun; teslim olmanın en derin diplerinden sıyrılıp özgürlüğüme kavuşmuş ve "bir daha asla" yeminleri ederek özgürlüğün vücut bulmuş haliyim. Yeminler olsun sana ki kendimi sana hiçbir zaman vermeyeceğim dostum üzgünüm. Her zaman dimdik güleceğim gözyaşlarımı ruhumun ateşiyle söndürerek ve asla ölmeyeceğim. Öldüreceğim!
Derdim ya sana hep "Yoruldum" diye. Ben artık ölmek üzereyim be Siyah. Ve artık ağlamak istiyorum çocuklar kadar sonsuz. Dökmek istiyorum içimin bütün ateşini gözlerimin suyuyla! Ölmek üzere olan bu ruh, çocuk olmak istiyor tekrar anlasana be Siyah.
Kirpiklerim ağrıyor sinsice. -Siyah
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder