Geceler...
Katran karası geceler.
Her şey rengârenkti. Bütün dünya. Hatta ben "pembe" idim biliyor musun? Pek tabii biliyorsun. Sonra geceler geldi. Katran karası geceler. Bütün umutları, bekleyişleri, yakarışları, ışıl ışıl o gözlerimi; boyadı geçti bütün karanlığıyla, öc alırcasına renklerden.
Belki ayakta durabilirdim. Belki ispat edebilirdim haklılığımı. Bütün dünyaya rest çekip ben pembeyim diyebilirdim, inadına. Ama mutlu olmayı hiç istemedim. Hiçbirimiz istemedik. Karalar bağlayıp acıklı şarkılar dinlemek hoşumuza gidiyordu. Dertlerimizle nefessiz kalmak, dertlerimizde boğulmak.
Sonuçta hepimiz bir parça nasibimizi aldık bu siyahlıktan. Belki hala kalbimin derinlerinde bir yerlerde; boyanmamış, umutla bekleyen bir yerler vardır. Yağmuru bekleyen. Gökkuşağını bekleyen. Rengârenk günlerini özleyen.
Geceler...
Olmaz olası geceler.
Haydi gel. Yak ışığı. Söndür şu karanlığımı!
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder