19 Mayıs 2026 Salı

Acil Araman Gerekiyor

 "Ama şimdi kim kandırabilir sizi, bir ölünün hayat kokan ağzını öpmek için?"

Kafa ütülemeyeceğim, yalnızlıktan geberiyorum. Beni beğenecek normal bir arkadaşım, yahut sözlerimi mahur mahur dinleyecek bir sevgilim yok. Bir türlü yenip yok edemediğim bu takdir edilme ihtiyacımı, anasının amında içki içmeye başlamış dayılarla karşılıklı " bu gün kim daha fazla rakı içer" müsabakalarıyla gideriyorum. Yalanım yok, hepsinden fazla içiyorum. Aferin bana.

İstanbul'a ilk gittiğimde lisede, macera peşindeydim. Aradığım şeyi de fazlasıyla buldum. Gün gelip çevre eşref tarafından "intihar edecek olmam şüphesi" ile polis aranıp Kadıköy bölge mümessili hoca ile irtibata geçilmesinin ardından, 14 katlı yurdun çatısında sigara içerken basıldıktan ve bilimum azar ve hakareti işittikten sonra; bu kadar maceranın yeterli olduğuna kanaat etmiştim. Yine aynı o zaman olduğu gibi geçtiğimiz iki ay içerisinde, huzur tepti ve kusursuz olmasa da rölantide gayet iyi işleyen hayatımı, olabilecek en kötü noktaya getirdim.

"Bir ayda hayatımı nasıl siktim?"

Yemin ediyorum bu başlıkta bir kitap yazacağım zamanı gelince. Bir ayda ve hatta hususi olarak tek bir günde yediğim bokları burada alenen anlatacak değilim. Sebeplerden ve olaylardan değil ama en azından sonuçlarından bahsedebilirim.

"Bu ayıp, bu günah"

1 ayda 20 kilo aldım, Yeşilay'ı arayacak kadar alkolik oldum ve bundan sadece bir kaç ay önce hayal bile edemeyeceğim bir borca battım. Ve en acısı konuşabilecek dahi kimsem kalmadı. İnanmazsın sevdiğim ama, her gün intiharı düşündüm.

"Ah baba, niye baba?"

Tabii ki de bir şekilde hayat aktı gitti ve gidecek ve hâlâ intihar etmedim. Toparlamaya girdiğim şu süreçte, alkolü ciddi oranda azaltıp borçlarıma ve müziğe odaklandım, bir albümden daha fazla şarkı yaptım.

"Hey tanrı, hani tanrı?"

Sadece hâlâ üstesinden gelemediğim birkaç sorunum var. Uykuyla iyiden iyiye küstüm.

 -Ki günde 18 saat uyuyup depresyona girip evden çıkamamak daha mı iyi olurdu bilmiyorum.-

Gözlerimi bir an olsa bile kapadığımda, yaptığım hatalar ile ilgili kabuslar görüyorum. Ve en kötüsü konuşacak kimsem yok. Hayatımda hiçbir şeyden pişmanlık duymam diyordum hatırlarsın. Sanki hayat bana, başkalarının azar azar tüm hayatında yaşaması gereken pişmanlığı bir anda hissettirdi gibi geliyor. Belki abartıyorum, belki hâlâ kendimi çok üstün görüyorum, bilmiyorum. Ama bildiğim bir şey var, sen benden daha akıllıydın her zaman.

O yüzden çok ihtiyacım var aramana. Bugün, yarın, belki yarından da uzak. Fark etmez. Ölmeden önce yeter ki.

"Ve bir gün babalar da ölür."

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Acil Araman Gerekiyor

 "Ama şimdi kim kandırabilir sizi, bir ölünün hayat kokan ağzını öpmek için?" Kafa ütülemeyeceğim, yalnızlıktan geberiyorum. Beni ...